ALINTI
Peygamber Efendimiz, "Hayır, bu teklifi kabul edemem" buyurdu.
Nabbaş ikinci olarak şu teklifi yaptı:
"Öyle ise kanımızı bize bağışla. Sadece kadınlarımızı ve çocuklarımızı alıp gidelim. malları olduğu gibi bırakalım!"
Peygamber Efendimiz, "Hayır," dedi, "kayıtsız, şartsız, benim hükmüme itaat edip teslim olmaktan başka hiçbir çareniz yoktur!"
Rasûlullah Evslilere hitaben;
"Onlar hakkında sizden bir adamın hüküm vermesini ister misiniz?" diye sordu. Onlar da
"Elbette" diye cevap verdiler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem-
"Bu kişi Sa’d bin Muaz’dır" buyurdu. Evsliler
"Tamam razı olduk" dediler.[7]
Hz. Sa'd bin Muaz bütün bunlardan sonra hükmünü şöyle açıkladı:
"Ben, onlar hakkında buluğ çağına eren erkeklerin boyunlarının vurulmasına; malların Müslümanlar arasında taksim edilmesine, çocuklarla kadınların ise esir alınmasına hükmettim."
Peygamber Efendimiz, Hz. Sa'd'ı bu hükmünden dolayı tebrik ve takdir ederek, "Sen, onlar hakkında, Allah Teâlâ'nın yedi kat gökler üzerinde verdiği hükmüne uygun hüküm verdin" buyurdu.[14]
“Ey domuz ve maymun kardeşleri! Yediniz mi! İşte haliniz; görün bakalım” [16]
Nabbaş, me'yus ve perişan bir halde, kavminin yanına döndü. Olup bitenleri olduğu gibi anlattı.[5]
“Beni Kureyza Savaşı’nda kadınlar bölüşülürken bana üç tane düştü; hepsini de sattım”[17]
“Artık her şeyimize el koydunuz, hiç olmazsa gözlerimizin önünde namusumuza el uzatmayın” [18]
Açıklamalarınız dinlenicek! Bakılacak, Yok açıklayamayacaksanız, o halde İnananların size ihtiyacı yok. İnlerinize çekilebilirsiniz!
Bu mesaji duzenleyen inevitablen: 08 February 2010 - 09:25 PM

Yardım
















