Ateistforum: En sahih hadis ve Kuran'la çelişmesi - Ateistforum

Jump to content

  • (3 Sayfa)
  • +
  • 1
  • 2
  • 3
  • Yeni bir konu açamazsınız
  • You cannot reply to this topic

En sahih hadis ve Kuran'la çelişmesi Konuyu oyla: -----

#1 Üye su an burada değil   herakles79 Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • Mesaj sayısı: 1038
  • Kayıt tarihi: 04-September 09

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 01:39 PM

Bu başlıkta hadislerle Kuran'ın çelişmesi hakkında bazı örnekler vereceğim.

2/180 Sizden birine ölüm yaklaştığında, bir mal bırakacaksa anaya babaya, yakınlara, uygun bir biçimde vasiyet etmesi üzerine yazıldı.Bu, erdemliler için bir görevdir.

En sahih hadislerden biri olan Veda Hutbesinde ise,

Ey İnsanlar! Cenab-ı Hak Kur'an da her hak sahibine hakkını vermiştir. Mirasçı için ayrıca vasiyyet etmeye gerek yoktur. (10) Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa, ona aittir. Zina eden için ise mahrumiyet vardır. Babasından başkasına soy (neseb) iddiasına kalkışan soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba yeltenen nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın. Allah böylesi insanların ne tevbelerini ne de adalet ve şahitliklerini kabul eder.

Evet görüldüüğü gibi Kuran vasiyette bulunmayı görev zorundalık veda hutbesi ise gereksiz bulmuştur.

Yine veda hutbesinde Sünnetim ifadesi geçmekte buna sarılması istenmekte.

Ey Mü'minler! Size iki emanet bırakıyorum. Ki onlara sımsıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. Bu emanetler, Allah kitabı Kur'an ve O'nun Resulünün sünnetidir. (8)

Oysaki Kuran'ın hiçbir ayetinde peygamberin ağzından sünnetim ifadesi geçmez ve sadece Kuran'ın terkedilmesine eleştiri vardır.

25/30 Elçi de, "Rabbim, halkım Kuran'ı terketti," der.

Yine Kuran'da Muhammed'den mucize isteyenler(gökten melekler insin vs) olduğu onunda sadece Kuran'ı işaret ettiği.Okunup duran kitap neyinize yetmiyor diye cevaplandığı görülür.

Ama hadislerde Muhammed'e atfedilen bir sürü MUCİZE palavrası bulunmaktadır.
11.02.2010
0

#2 Üye su an burada değil   Tanri Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Üyeliği Sonlandırılmış Kullanıcı
  • Mesaj sayısı: 740
  • Kayıt tarihi: 06-June 09

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 02:03 PM

Hadislerin bir çoğunun uydurma olduğunu bir çocuk bile anlar.

Ben eleştirilerimde hadisleri kullanmam zira islam ve kuran ana unsurları ile zaten yeterince kötü ve adaletsiz bir dindir.

Ancak bu demek değildir ki, hadislerden olayların gelişimi hakkında bir fikir edinmek hatadır.

Her şakada gerçeklik payı vardır derler,hadisler de öyledir.

Tabi muhammedin fikirleri de zamanla değişmiş olabilir, bunu da hesaba katmak lazım.
Monica Belluci birdir,tektir,eşi benzeri yoktur.
0

#3 Üye su an burada değil   herakles79 Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • Mesaj sayısı: 1038
  • Kayıt tarihi: 04-September 09

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 03:49 PM

Mesajı görTanri, on 07 February 2010 - 02:08 PM, said:

Tabi muhammedin fikirleri de zamanla değişmiş olabilir, bunu da hesaba katmak lazım.


Değişen Muhammed'in fikirlerinden çok İslam'ın zamanla hadis dinine dönüştürülmesi çabaları türlü rivayetler ve hadisler buna dayanak olarak gösterilmeye çalışılmıştır.

Örneğin aslında Kuran'da recm ayetinin olduğu ama bu ayeti bir keçinin yediğini iddia eden uçuk rivayetler mevcuttur.

Örneğin Kuran Muhammed'in büyülendiğini iddia eden zalimlerden bahseder,

25/8 "Yahut ona bir hazine gönderilmeli, yahut ürününden yediği bir bahçesi olmalı değil miydi?" O zalimler şunu da söylediler: "Sizler büyülenmiş bir adamdan başkasının ardı sıra gitmiyorsunuz."

Muhammed'in büyülendiğini iddia eden Hadis kaynakları mevcuttur.

Hadis: “Peygamber Medine’de bir Yahudi tarafından büyülendi. Günlerce ne yaptığını bilmez durumda ortalıkta dolaştı.”

Bu hadis Buhari'de yeralmaktadır.

Yine altın ve ipeğin haram kılınmasına gelelim,

Kuran'da,

7/32 De ki: "Allah'ın, kulları için çıkardığı süsü, güzel ve tatlı rızıkları kim haram etmiş?" De ki: "Dünya hayatında inananlar için de var. Kıyamet gününde ise yalnız inananlar içindirler." Bilgiden nasipli bir topluluk için biz, ayetleri böyle ayrıntılı kılıyor.

Oysa hadisler de ,

Hadis: "Altın ve ipek ümmetimin kadınlarına helal, erkeklerine ise haramdır.”

Müslim 2/16 şeklindedir.

İnsanları önce hadis denen uydurmasyon bataklığa karşı uyarmak gerekmekte.Çünkü İslam mezheplerini ritüel ve şeriatının yoğun olarak kaynağı Hadis külliyatı ve rivayet kitaplarıdır.
11.02.2010
0

#4 Üye su an burada değil   iLLeGaLTM Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Normal Üye
  • Mesaj sayısı: 4998
  • Kayıt tarihi: 30-November 07

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 03:51 PM

Herakles senin şu araştırmacı ruhunu seviyorum gerçekten.

Ancak neden aaştırmalarını islam aleyhi ile sınırlandırıyorsun?
Mesela bu bahsettiğin mevzu ile ilgili 5 dakikalık bir araştırma yaptım.Sadece elmalılı tefsirinde ilginç bir bölüm var..Onu buraya yapıştırıyorum..

180- Birinize ölüm geldiği vakit, bir hayır (bir mal) bırakacaksa, babası, anası ve en yakın akrabası için meşru bir surette vasiyet etmek, Allah'tan korkan kimseler üzerine yerine getirilmesi vacib bir hak olarak size farz kılındı.

İlk olarak ayette mal değil bir hayır bırakacaksa deniliyor.İstersen araştırabilirsin..

Mal olarak çevrilmesinin sebebi malında hayır veren birşey olduğu cihetiyledir.Bu konuda ittifak var.Ancak karşıt görüşte var.

Ancak burada "hayır" denen mal, azı da çoğu da içine alan mutlak mal mıdır, yoksa çok mal mıdır? bunda ihtilaf edilmiştir. Zührî'den rivayet edildiği üzere mutlak maldır, diyenler çoktur. Fakat Hz. Ali'den rivayet ediliyor ki, o bir gün azatlı bir kölesinin ölüm hastalığında yanına gitmişti. Altı yüz veya yedi yüz dirhem malı varmış. "Vasiyet etmeyeyim mi?" diye sormuş. Hz. Ali: "Hayır, Allah Teâlâ: "Eğer bir hayır bırakırsa" buyurmuştur. Senin ise çok malın yoktur." demiştir. Yine böyle Hz. Ali'den rivayet edilmiştir ki: "Dört bin dirhem ve daha azı nafakadır." demiştir. İbnü Abbas hazretleri de : "Sekiz yüz dirhemde vasiyet yoktur." demiştir. Hz. Aişe (r.anha) de, vasiyet etmek isteyen, fakat çocuğu var, malı da az diye ailesi tarafından engellenen bir kadın hakkında "Kaç çocuğu ve ne kadar malı var?" diye sormuş. "Dört çocuğu ve üç bin dirhem malı var." demişler. Bunun üzerine: "Bu malda fazlalık yok." demiştir ki bunlar hayrın, çok mal mânâsına olduğuna delalet etmektedirler.

Ha bu işin sonunda o ayetteki hayır kelimesi malı ifade eder.Burası kesin..

Ancak hadisle bir çelişikliği olmadığına eminim.Yeterki araştırıp öğrenelim..
Cisminin küçüklüğüne bakıp da günahlarını küçük zannetme. Mesnevi - 118
0

#5 Üye su an burada değil   Pante Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Normal Üye
  • Mesaj sayısı: 5359
  • Kayıt tarihi: 23-February 07

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 03:57 PM

ALINTI

Tabi muhammedin fikirleri de zamanla değişmiş olabilir, bunu da hesaba katmak lazım.


Muhammed'in 23 yıllık süre içinde elbette fikirleri değişmiştir.
10-15 yıl önce yazdığı, benzer konuda yeni yazdığı ile çelişmiştir, çünkü kontrol etmemiştir.
Hangimizin 3-5 sene önce yazdığı ile bugünkü yazdıkları her konuda aynıdır, mümkün değil.
Tabi tezatlar gün yüzüne çıkınca faturası Muhammed'e değil, kimi zaman şeytana, kimi zaman da Allah'a kesilmiştir.

Hac-52. Senden önce hiçbir resûl ve nebî göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah, şeytanın vesvesesini giderir. Sonra Allah, âyetlerini sağlamlaştırır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Bakara-106. Biz herhangi bir âyetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah’ın gücünün her şeye hakkıyla yettiğini bilmez misin?

Nahl-101. Biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber’e, “Sen ancak uyduruyorsun” derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.

Rad-39. Allah, dilediğini siler, dilediğini de sabit kılıp bırakır. Ana kitap (Levh-i Mahfuz) O’nun yanındadır.
Bilimsel Felsefe
0

#6 Üye su an burada değil   herakles79 Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • Mesaj sayısı: 1038
  • Kayıt tarihi: 04-September 09

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 03:59 PM

Mesajı göriLLeGaLTM, on 07 February 2010 - 03:51 PM, said:

Herakles senin şu araştırmacı ruhunu seviyorum gerçekten.

Ancak neden aaştırmalarını islam aleyhi ile sınırlandırıyorsun?
Mesela bu bahsettiğin mevzu ile ilgili 5 dakikalık bir araştırma yaptım.Sadece elmalılı tefsirinde ilginç bir bölüm var..Onu buraya yapıştırıyorum..

180- Birinize ölüm geldiği vakit, bir hayır (bir mal) bırakacaksa, babası, anası ve en yakın akrabası için meşru bir surette vasiyet etmek, Allah'tan korkan kimseler üzerine yerine getirilmesi vacib bir hak olarak size farz kılındı.

İlk olarak ayette mal değil bir hayır bırakacaksa deniliyor.İstersen araştırabilirsin..

Mal olarak çevrilmesinin sebebi malında hayır veren birşey olduğu cihetiyledir.Bu konuda ittifak var.Ancak karşıt görüşte var.

Ancak burada "hayır" denen mal, azı da çoğu da içine alan mutlak mal mıdır, yoksa çok mal mıdır? bunda ihtilaf edilmiştir. Zührî'den rivayet edildiği üzere mutlak maldır, diyenler çoktur. Fakat Hz. Ali'den rivayet ediliyor ki, o bir gün azatlı bir kölesinin ölüm hastalığında yanına gitmişti. Altı yüz veya yedi yüz dirhem malı varmış. "Vasiyet etmeyeyim mi?" diye sormuş. Hz. Ali: "Hayır, Allah Teâlâ: "Eğer bir hayır bırakırsa" buyurmuştur. Senin ise çok malın yoktur." demiştir. Yine böyle Hz. Ali'den rivayet edilmiştir ki: "Dört bin dirhem ve daha azı nafakadır." demiştir. İbnü Abbas hazretleri de : "Sekiz yüz dirhemde vasiyet yoktur." demiştir. Hz. Aişe (r.anha) de, vasiyet etmek isteyen, fakat çocuğu var, malı da az diye ailesi tarafından engellenen bir kadın hakkında "Kaç çocuğu ve ne kadar malı var?" diye sormuş. "Dört çocuğu ve üç bin dirhem malı var." demişler. Bunun üzerine: "Bu malda fazlalık yok." demiştir ki bunlar hayrın, çok mal mânâsına olduğuna delalet etmektedirler.

Ha bu işin sonunda o ayetteki hayır kelimesi malı ifade eder.Burası kesin..

Ancak hadisle bir çelişikliği olmadığına eminim.Yeterki araştırıp öğrenelim..



İllagaltm hayr demesi neyi değiştirecek.Hayr her türlü kazanç kazanım ve artı değerdir.Buna mal mülkte dahil kanımca.Zaten sen de sonrasında onaylamışsın.Vasiyette bulunulması gerektiği ve bunu yaparken iki şahit gibi olguların gerekliliği Kuran'da mevcut(MAİDE 106).Yani hal böyleyken vasiyette bulunmak emredilmişken bir hadis kayağı nasıl vasiyete gerek yoktur diyor?

Ayrıca Nisa 11 ve Nisa 12 yi okuyanlar paylaşımın VASİYET ve BORÇTAN sonra olduğunu farkedememişler mi?Kuran'a zıt ve Kuran'ı da yanlış yorumlayan bir düşünce peygamberin ağzıyla veda hutbesinde nasıl onaylanmaya çalışılıyor.Veda Hutbesini uyduran Kuran hiç mi okumadı?

Kuran'ın tefsiri yorumu vs diye yapışıp kaldığınız bu hadisler neden Kuran'a uymuyor?

Bu mesaji duzenleyen herakles79: 07 February 2010 - 04:04 PM

11.02.2010
0

#7 Üye su an burada değil   herakles79 Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • Mesaj sayısı: 1038
  • Kayıt tarihi: 04-September 09

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 04:18 PM

Evet Kuran'la örtüşmeyen hadisleri yazmaya devam edelim,örtüşen veya örtüşüyor gibi görünenlerin ise nasıl bir kaynaktan referans alındığını görmek adına fikir verecektir.

Bu arada sünni kaynakları ve sünneti referans almayan şii kaynaklarında veda hutbesi nasıl ayrıca merak konusudur.

Hadislerin sanata karşı tutumu Ressamlara heykeltraşlara karşı nefreti hepimizce bilinen bir hadisedir.

34/13 Onlar Süleyman için, mihraplardan/kalelerden, heykellerden, havuzlar gibi çanaklardan, yerinden kaldırılamaz kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davud ailesi, şükür olarak iş yapın. Kullarım içinden şükredenler o kadar az ki!...

Evet Süleyman heykeller yaptıran bir peygamber,

Fakat hadislerde sanat ve sanatçı düşmanlığı göze çarpmaktadır,

Ahiret günü, Allah ressamları ve heykeltıraşları toplayacak ve çizdikleri nesnelere can vermelerini kendilerinden isteyecektir. Can veremeyince de onları cehennemin en dibine yollayacaktır." (Buhari, libas 88/1,2; 89/2; 90/1)

Bu mesaji duzenleyen herakles79: 07 February 2010 - 04:19 PM

11.02.2010
0

#8 Üye su an burada değil   NOIR Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Normal Üye
  • Mesaj sayısı: 4776
  • Kayıt tarihi: 12-August 08

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 04:21 PM

herakles kardeşim bu başlıkta sadece hadisleri savunanları yanıtla bence .enerjini sadece sünnetçi gelenekçilere harcarsan daha faydalı olacak kanımca.yinede sen bilirsin benimki sadece bir tavsiye :)
Öyle horozlar vardır ki sırf kendileri öttü diye güneş doğuyor sanır.
0

#9 Üye su an burada değil   herakles79 Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • Mesaj sayısı: 1038
  • Kayıt tarihi: 04-September 09

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 04:23 PM

Evet farklı mezhep kaynaklarının referans aldığı farklı hadislerden ve fetvalardan dolayı farklı ürünler farklı hayvanların etleri haram kılınmıştır.Bu da mezhepler arası çelişkileri doğurmuştur.Midye ,karides gibi bazı deniz ürünler şafii ve maliki mezhebine göre helalken hanefi mezhebine göre mekruh veya haram kılınmıştır.

Kuran dışı kaynakları referans alan bu mezhepler bu ürünleri neye dayanarak hangi gerekçeyle haram kılmıştır?

Keza Kuran'da bu tarz zihniyet şiddetle uyarılmıştır.

16/116 Yalan düzerek Allah'a iftira etmek için, dillerinizin uydurma nitelendirmeleriyle "şu helaldir, şu haramdır" demeyin. Yalan düzerek Allah'a iftira edenler kurtulamazlar.
11.02.2010
0

#10 Üye su an burada değil   kirec Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Normal Üye
  • Mesaj sayısı: 2850
  • Kayıt tarihi: 04-March 09

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 04:24 PM

sözleri kendi bağlamından uzakta değerlendirirsek hatalara düşebiliriz...

mesela altın ve ipek yasağını ele alalım...

bence bu kendi bağlamında haklı bir davranış olabilir...

millet açlıktan yıkılırken birilerinin altın ve ipekle süslenmesini hoş görmemiş olabilir...

resim heykel yasağı da benzer...

yoksulluğun bir toplumda had safhada olduğu zamanlarda ambargo yahut kıtlık gibi...

resim ve heykel sahibi olmak duyarsız bir lüks yaşamı gösterir...

bunları yasaklaması da o zamanlar için gayet makulduür...

ama bize gerekçesi ulaşmadığından saçma geliyor...

asında ne resim ne heykel ne de altın ipek normal şartlarda yasak değildir...
0

#11 Üye su an burada değil   Migfer Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • Mesaj sayısı: 720
  • Kayıt tarihi: 23-June 09

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 04:27 PM

Mesajı görkirec, on 07 February 2010 - 04:24 PM, said:

sözleri kendi bağlamından uzakta değerlendirirsek hatalara düşebiliriz...

mesela altın ve ipek yasağını ele alalım...

bence bu kendi bağlamında haklı bir davranış olabilir...

millet açlıktan yıkılırken birilerinin altın ve ipekle süslenmesini hoş görmemiş olabilir...

resim heykel yasağı da benzer...

yoksulluğun bir toplumda had safhada olduğu zamanlarda ambargo yahut kıtlık gibi...

resim ve heykel sahibi olmak duyarsız bir lüks yaşamı gösterir...

bunları yasaklaması da o zamanlar için gayet makulduür...

ama bize gerekçesi ulaşmadığından saçma geliyor...

asında ne resim ne heykel ne de altın ipek normal şartlarda yasak değildir...


peki zina yasak mıdır normal şartlarda sevgili kireç?
neyse insanların cehaletini kendilerinden başkası değiştiremez.
0

#12 Üye su an burada değil   herakles79 Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • Mesaj sayısı: 1038
  • Kayıt tarihi: 04-September 09

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 04:28 PM

Mesajı görkirec, on 07 February 2010 - 04:24 PM, said:

sözleri kendi bağlamından uzakta değerlendirirsek hatalara düşebiliriz...

mesela altın ve ipek yasağını ele alalım...

bence bu kendi bağlamında haklı bir davranış olabilir...

millet açlıktan yıkılırken birilerinin altın ve ipekle süslenmesini hoş görmemiş olabilir...

resim heykel yasağı da benzer...

yoksulluğun bir toplumda had safhada olduğu zamanlarda ambargo yahut kıtlık gibi...

resim ve heykel sahibi olmak duyarsız bir lüks yaşamı gösterir...

bunları yasaklaması da o zamanlar için gayet makulduür...

ama bize gerekçesi ulaşmadığından saçma geliyor...

asında ne resim ne heykel ne de altın ipek normal şartlarda yasak değildir...



Net tip bir saçmalığı savunmaya çalıştığını anlamadım.Ben de hadisleri ve bu bataklığı kabul eden bir sünniyim deyip itirafını yaparsan daha güzel olur.
11.02.2010
0

#13 Üye su an burada değil   iLLeGaLTM Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Normal Üye
  • Mesaj sayısı: 4998
  • Kayıt tarihi: 30-November 07

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 04:31 PM

Mesajı görherakles79, on 07 February 2010 - 04:18 PM, said:

Evet Kuran'la örtüşmeyen hadisleri yazmaya devam edelim,örtüşen veya örtüşüyor gibi görünenlerin ise nasıl bir kaynaktan referans alındığını görmek adına fikir verecektir.

Bu arada sünni kaynakları ve sünneti referans almayan şii kaynaklarında veda hutbesi nasıl ayrıca merak konusudur.

Hadislerin sanata karşı tutumu Ressamlara heykeltraşlara karşı nefreti hepimizce bilinen bir hadisedir.

34/13 Onlar Süleyman için, mihraplardan/kalelerden, heykellerden, havuzlar gibi çanaklardan, yerinden kaldırılamaz kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davud ailesi, şükür olarak iş yapın. Kullarım içinden şükredenler o kadar az ki!...

Evet Süleyman heykeller yaptıran bir peygamber,

Fakat hadislerde sanat ve sanatçı düşmanlığı göze çarpmaktadır,

Ahiret günü, Allah ressamları ve heykeltıraşları toplayacak ve çizdikleri nesnelere can vermelerini kendilerinden isteyecektir. Can veremeyince de onları cehennemin en dibine yollayacaktır." (Buhari, libas 88/1,2; 89/2; 90/1)


Sevgili Herakles bahsettiğin vasiyet meselesi derin bir mevzu zir süre araştırmak lazım geliyor..

Ancak şu bahsettiğine elmalılı zaten cevab vermiş..

Bilmem tatmin eder mi..

13-14-Burada cinlerin sanatın sırlarını bilen birer sanatkar oldukları da şundan anlaşılıyor Onlar ona ne isterlerse yaparlardı. Mihrablar ve heykeller.

MİHRAB: "Mif'al" alet ismi ölçüsü olduğu gibi, bir de "midrar" gibi mübalağa (abartma) kipi olur ki, mihrabın esasen bu mânâdan alındığı söyleniyor. Keşşaf'ta denilir ki: Meharib, bayağılıktan korunmuş ve uzak olan şerefli meskenler ve oturulacak yerler demektir. Bunlar onur ve haysiyetle korunduklarından ve savunulduklarından dolayı, "Meharib" ismi ile isimlendirilmiştir. Gerçi burada meharib, mescitlerdir diye de tefsir olunmuştur."Temasil" timsal kelimesinin çoğuludur. Timsal, canlı veya cansız bir şeyin biçimine benzer yapılan herhangi bir şekildir. Burada "temasil" melekler, peygamberler ve salih insanların şekilleridir denilmiştir. Halk görsün de onlar gibi ibadet etsinler diye mescitlerde bakırdan, piriçten, sırçadan, mermerden bunların şekilleri yapılırmış. Böyle heykeller yapılmasına Süleyman (a.s.) nasıl izin verdi? diye sorabilirsin. Cevaben derim ki: Tasvir yalan ve zulüm gibi aklın kötü gördüğü şeylerden değildir. Böyle olanlarda şeriatlerin birbirinden farklı hüküm getirmeleri mümkündür. Ebü'l-Âliye'den rivayet olunduğu üzere, o zaman resim yapmak haram kılınmamıştı. Bununla birlikte heykellerin hayvan suretinde olması şart değildir. Ağaç gibi cansız resimleri olması da caizdr. Onun için Razî, yalnız "nükuş" demekle yetinmiştir. "havuzlar gibi canaklar."

Cisminin küçüklüğüne bakıp da günahlarını küçük zannetme. Mesnevi - 118
0

#14 Üye su an burada değil   herakles79 Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • Mesaj sayısı: 1038
  • Kayıt tarihi: 04-September 09

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 04:41 PM

Hadis kaynaklarında kadın şeytan tuzağı olarak lanse edilmiş ve kadını şeytana meyilli bir varlık olarak lanse etmiştir.Kadın düşmanlığı ve onu sosyal ortamdan soyutlama hadis kaynaklarında daha yoğundur.Yine hadis kaynaklarına göre Kadın erkekten yani erkeğin kaburga kemiğinden yaratılmıştır.Adet gören kadınların camilere girişleri engellenmiş ve onlara o anlar için PİS muamelesi yapılmıştır.Kadınlar imam olamazlar yalnız seyahat edemezler.Cehennemde kadınlar daha çok olacaktır vs gibi düşünce yoğun olarak hadislerde mevcuttur.
11.02.2010
0

#15 Üye su an burada değil   herakles79 Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Üyeliğini Sildirmiş Kullanıcı
  • Mesaj sayısı: 1038
  • Kayıt tarihi: 04-September 09

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 04:45 PM

Mesajı göriLLeGaLTM, on 07 February 2010 - 04:31 PM, said:

Sevgili Herakles bahsettiğin vasiyet meselesi derin bir mevzu zir süre araştırmak lazım geliyor..

Ancak şu bahsettiğine elmalılı zaten cevab vermiş..

Bilmem tatmin eder mi..

13-14-Burada cinlerin sanatın sırlarını bilen birer sanatkar oldukları da şundan anlaşılıyor Onlar ona ne isterlerse yaparlardı. Mihrablar ve heykeller.

MİHRAB: "Mif'al" alet ismi ölçüsü olduğu gibi, bir de "midrar" gibi mübalağa (abartma) kipi olur ki, mihrabın esasen bu mânâdan alındığı söyleniyor. Keşşaf'ta denilir ki: Meharib, bayağılıktan korunmuş ve uzak olan şerefli meskenler ve oturulacak yerler demektir. Bunlar onur ve haysiyetle korunduklarından ve savunulduklarından dolayı, "Meharib" ismi ile isimlendirilmiştir. Gerçi burada meharib, mescitlerdir diye de tefsir olunmuştur."Temasil" timsal kelimesinin çoğuludur. Timsal, canlı veya cansız bir şeyin biçimine benzer yapılan herhangi bir şekildir. Burada "temasil" melekler, peygamberler ve salih insanların şekilleridir denilmiştir. Halk görsün de onlar gibi ibadet etsinler diye mescitlerde bakırdan, piriçten, sırçadan, mermerden bunların şekilleri yapılırmış. Böyle heykeller yapılmasına Süleyman (a.s.) nasıl izin verdi? diye sorabilirsin. Cevaben derim ki: Tasvir yalan ve zulüm gibi aklın kötü gördüğü şeylerden değildir. Böyle olanlarda şeriatlerin birbirinden farklı hüküm getirmeleri mümkündür. Ebü'l-Âliye'den rivayet olunduğu üzere, o zaman resim yapmak haram kılınmamıştı. Bununla birlikte heykellerin hayvan suretinde olması şart değildir. Ağaç gibi cansız resimleri olması da caizdr. Onun için Razî, yalnız "nükuş" demekle yetinmiştir. "havuzlar gibi canaklar."



Verilen hadiste heykeltraş ve ressamların ne tür sanatlar icra edeceği yok.İstisnasız hepsine atıf var.Elmalılı kendince bir açıklama yapmaya çalışmış.Sanırım mevcut hadisin saçmalığına ve böyle bir haram olayına o da karşı.Farklı hadis kaynağı bulup ondan kendini doğrulamaya çalışıyor.
11.02.2010
0

#16 Üye su an burada değil   Tanri Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Üyeliği Sonlandırılmış Kullanıcı
  • Mesaj sayısı: 740
  • Kayıt tarihi: 06-June 09

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 04:50 PM

Mesajı görherakles79, on 07 February 2010 - 04:18 PM, said:

Ahiret günü, Allah ressamları ve heykeltıraşları toplayacak ve çizdikleri nesnelere can vermelerini kendilerinden isteyecektir. Can veremeyince de onları cehennemin en dibine yollayacaktır." (Buhari, libas 88/1,2; 89/2; 90/1)


Solidworks,catia çizimleri dahil miymiş ?

Tartışılacak birşey yok, bunlara ancak embesiller inanır,peygamberinin de bir embesil olduğuna inanır.

Bu mesaji duzenleyen Tanri: 07 February 2010 - 04:52 PM

Monica Belluci birdir,tektir,eşi benzeri yoktur.
0

#17 Üye su an burada değil   kirec Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Normal Üye
  • Mesaj sayısı: 2850
  • Kayıt tarihi: 04-March 09

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 05:13 PM

Mesajı görHonolulu, on 07 February 2010 - 04:27 PM, said:

peki zina yasak mıdır normal şartlarda sevgili kireç?

ancak eşinle zina edebilirsin...
0

#18 Üye su an burada değil   kirec Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Normal Üye
  • Mesaj sayısı: 2850
  • Kayıt tarihi: 04-March 09

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 05:16 PM

Mesajı görherakles79, on 07 February 2010 - 04:28 PM, said:

Net tip bir saçmalığı savunmaya çalıştığını anlamadım.Ben de hadisleri ve bu bataklığı kabul eden bir sünniyim deyip itirafını yaparsan daha güzel olur.

doğru olan her sözü kabul ederim..

hadis olur ayet olur evliya sözü olur senin sözün olur başkasının sözü olur farketmez...

akılla çelişmeyen adil olsun yani hak olsun yeter...
0

#19 Üye su an burada değil   iLLeGaLTM Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Normal Üye
  • Mesaj sayısı: 4998
  • Kayıt tarihi: 30-November 07

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 07:48 PM

Mesajı görherakles79, on 07 February 2010 - 04:45 PM, said:

Verilen hadiste heykeltraş ve ressamların ne tür sanatlar icra edeceği yok.İstisnasız hepsine atıf var.Elmalılı kendince bir açıklama yapmaya çalışmış.Sanırım mevcut hadisin saçmalığına ve böyle bir haram olayına o da karşı.Farklı hadis kaynağı bulup ondan kendini doğrulamaya çalışıyor.

Açıklamayı anladığını sanmıyorum..

O zamanın şeriatından bahsediyor..Yani haram bir fiil olmadığı için yaptırılabiliyor.

İslamın bu meselesini bilirsin.Farkklı şeriatlar geldiler ve gittiler..Hatırladın mı?
Cisminin küçüklüğüne bakıp da günahlarını küçük zannetme. Mesnevi - 118
0

#20 Üye su an burada değil   vladimir Icon

  • Advanced Member
  • PipPipPip
  • Grup: Üyeliği Sonlandırılmış Kullanıcı
  • Mesaj sayısı: 134
  • Kayıt tarihi: 01-February 10

Gönderilme tarihi 07 February 2010 - 08:20 PM

Mesajı göriLLeGaLTM, on 07 February 2010 - 04:31 PM, said:

Sevgili Herakles bahsettiğin vasiyet meselesi derin bir mevzu zir süre araştırmak lazım geliyor..




"Derin mevzu" çocukluğumuzdan beri kafamıza sokulan ve muallak mevhumların deşilmemesi için uydurulan bir çeşit yöntemdir.

Heraklesin bu başlığı açması iyi oldu. Zira Hadis ayet çelişkisini bir başlık altında okumak bizleri daha çabuk bilgilendirecektir.

Bu mesaji duzenleyen vladimir: 07 February 2010 - 08:20 PM

0

Konuyu yayinla:


  • (3 Sayfa)
  • +
  • 1
  • 2
  • 3
  • Yeni bir konu açamazsınız
  • You cannot reply to this topic

1 kişi bu konuya bakıyor
0 üye, 1 ziyaretci, 0 gizli üye